11 Ocak 2010 Pazartesi

"Klarnetin La Minör Sesi..."



Bir klarnet taksimi ki sorma gitsin, Hicaz'dan takılıyor ince ince... Taksim'den Beyoğlu'na, Beyoğlu'ndan Kasımpaşa'ya, Dolapdere, Hacıhüsrev, Kuştepe ve Sulukule'ye kadar... Gerçi artık Sulukule de kalmadı ya... Onlar da yok olup bambaşka yerlere gittiler...

Köçekçe'ye geçti klarnetçi... Şu fasıla bak, fasıla... Üfleyenin nefesine sağlık, darbukatör'ün de parmaklarına... İyi arkadaş da, n'oluyor benim yüreğime ya acıyor, acıtıyor beni bu müzik...

En cıstak cıstak cıstaklı fasıl eşliğinde Radyo Alaturka'da geziniyorum her türlü Türk musikisi eşliğinde iyi de, kocayüreğim niye acıyor?..

Hacıhüsrev'den Kuştepe'ye göç etmiş ca'nım Kandıralı'nın esmer afrodit vücutlu bir gacısı, bir masa üstü gümüş tepsi içinde bel kıvırtırken mastikayla, mis gibi anason kokusuyla karışmış kavun kokusu da etrafa yayılmışken, duman altı olmuş bir odada bir çeri başı coştururken etrafını, benim gözyaşım niye dökülüyor, bir klarnetin la minör sesiyle...

Evet klarnet la minör'den takılıyor Hicaz'a, Hicaz'dan Rast'a... N'oluyor ya bana... Bendeniz'e..?

Müsebbibini buldum sanırım... Romanların içi yanıyor tehcirlerle... Tehcir haberleriyle... Ya sıra bana da, bizlere de gelirse endişesi sarıyor dört bir yanlarını...

Açılım, saçılım saçmalığı yüzünden toplumlar birbirine tahammülsüz olmaya başlayınca sosyal çözülmeler kendini göstermeye başlar, ulus devlet kavramı yok olmaya, ardından da ortak kimlik yerine etnik kimlikler ortaya çıkmaya başlar...

Manisa'nın Selendi ilçesinde basit bir sigara içme yüzünden çıkan tartışmalar... Linç girişimleri ve yerinden yurdundan olmalar... Bambaşka diyarlarda yaşamlara adım atmalar...

Oysa Roman vatandaşlarımız çok neşeli insanlardır, bir dakikada kavga ederler ve bir dakika sonra bir darbuka sesiyle barışırlar... Kapı gıcırtısı bile onların tüm dertlerini ve tasalarını almaya yeter de artar bile...

Ama artık öyle olmuyor...

O klarnetçinin parmakları arasındaki klarnetin yanık yanık La minör'e geçişi, hem onların yüreklerini, hem de benim kocayüreğimi acıtmaya yetiyor...

Ertan Yurderi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Nasıl yazımı beğendiniz mi? Yorum bırakarak benim gelişimime katkıda bulunabilirsiniz... Şimdiden katkınız için teşekkürler... Sevgiler ve saygılar... Ertan Yurderi (kocayurek)