7 Mart 2007 Çarşamba

"Bozcaada Gülleri ..."



Kalydnai .. Leukophrys ... Tenedos .... ve Bozcaada!..

"Tanrı, insanları uzun ömürlü olsunlar diye Bozcaada'yı yaratmış." Heredot

Derler ki:

"Denizlerin Efendisi" Poseidon'un kimbilir kaç çocuğundan biri, Kyknos adında bir kralmış. Beyçayırı'nın kuzeyinde, Lapseki bölgesindeki Miletos kolonisi, Kolonai kentine hükmedermiş. Onun da Tenes adında bir oğlu varmış. Tenes'in anası ölünce, babası yeniden evlenmiş. Fakat üvey ana bu ya; Tenes'e bir iftira etmiş! Üstelik kendisine yalancı tanık olarak bir de "kavalcı" bulmuş.

Kral Kyknos bu iftiraya kanmış ve oğlunu bir sandığa koyarak denize attırmış. Sandık yüze yüze gitmiş, Boğaz'dan geçerek Leukophrys Adası'nın sahiline vurmuş. Tenes burada sandıktan çıkmış, adaya yerleşmiş ve ünlü coğrafyacı Strabon'a göre bazılarının Kalydnai dediği (Lekton denilen ve Edremit Körfezi'nin kuzey ucunu oluşturan Bababurun'un kuzeybatısındaki iki küçük adaya Kalydnai denilirmiş) Leukophrys Adası'nın ismini, "Tenes'in Adası" anlamına gelen Tenedos olarak değiştirmiş.

Baba Kyknos'a gelince. Bir süre sonra anlamış oğlunun iftiraya uğradığını. Binmiş gemiye, varmış Tenedos'a, (ki oğluyla barışsın). Oysa Tenes, babasının gemisini sahile bağlayan ipleri keserek gemiyi açığa attırmış. Bununla da kalmamış; iftiraya bir de "kavalcı" ortak olduğundan, adasına bundan sonra kavalcıların gelmesini de yasaklamış.

Gerçi bu tarihten sonra Bozcaada’ya kavalcılar gidebildi mi bilinmez ama… Bozcaada’nın adı bugünlerde temiz enerji kullanma konusunda Türkiye’ye öncü olabilecek bir başarıya imza atıyor.

2000 yılında kurulan ve Türkiye’nin 3. rüzgar gülü santralı olma özelliğini taşıyan “Bozcaada Rüzgar Enerji santrali - BORES” , Bozcaada’nın en batı ucunda bulunan “Batı Burnu” ya da Polente mevkii de denilen yerde kurulmuş… Yılda 30 milyon kilovat/saat enerji üretiyormuş.

17 adet rüzgar gülü bulunuyormuş bu yerde… Rüzgar güllerinin burada yer almasından da anlaşılacağı gibi adanın bu bölümü oldukça rüzgarlıymış. 17 adet rüzgar gülünden elde edilen elektrik enerjisi ise hem adanın, hem de Ezine'nin ve çevre ilçelerin elektriğini karşılıyormuş.

Avrupa'da çok yaygın olarak kullanılan bu tür santrallerin Türkiye'deki diğer örneklerinin ikisi Çeşme’de, diğeri de Bozcaada’da bulunuyormuş.

Santraller hakkında yaptığım araştırmalarda, kurulması aşamasında yer olarak Bozcaada'nın tarım ve hayvancılığa elverişsiz, en ücra köşesinin seçildiğini, sakin ortamın korunması amacıyla da dünyanın en sessiz çalışan türbin modelinin tercih edildiğini öğrendim… Hatta proje hazırlanırken, estetik hususlar göz önüne alınarak kafes kuleler yerine konik silindir kuleler kullanılmış… Bir de bu kuleler yurtdışından getirilmemiş ve ülkemizde üretilmiş. Ayrıca adanın doğal güzelliğini korumak amacıyla, üretilen elektriğin, dağıtım merkezine hava hattı yerine yeraltı kablosuyla iletildiğini de öğrendim…

Gerek nükleer yakıt kullanımı, gerekse katı yakıt kullanımının teşviklendiği ülkemizin en rüzgar alan yerlerine acaba böyle santraller kurularak kendi enerjimizi kendimiz üretemez miyiz diye insanın aklına sorular gelmiyor değil… Ne de olsa temiz enerji bu tür santraller…

Bugün dünyanın en önemli çevre sorunu, havaküreye CO2 salımı artışından ve sera etkisinden kaynaklanan küresel ısınma olduğunu bilmeyen kalmadı… Rüzgar santralleri CO2 salınımını oluşturmadığı gibi, bu enerjiyle elektrik üretimi yöntemi, çevre dostu, asit yağmurlarına yol açmayan, atmosferik ısınmaya yol açmayan, CO2 salınımını azaltan fosil yakıt tasarrufu sağlayan, radyoaktif etkisi olmayan bir yöntem olduğunu, ayrıca rüzgar enerjisi ham madde sıkıntısı olmayan sürekli ve sonsuz bir enerji olduğunu da öğreniyoruz…

Ekonomik üretim sağlayan teknolojik gelişimi hızlı, döviz kazandırıcı, dışa bağımlı olmayan, kısa sürede devreye alınabilinen ve kısa sürede sökülebilinen yönleri ile ileri teknoloji kullanarak elde edilen bir güç kaynağının teşviklendirilmesinin sağlanması hepimizin birer vatani borcudur…

Bu konuda ne yapabiliriz bilmiyorum, ancak toplumsal bilinçlenmeyle yetkililerin dikkatini çekebiliriz diye düşünüyorum…

Ertan Yurderi


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Nasıl yazımı beğendiniz mi? Yorum bırakarak benim gelişimime katkıda bulunabilirsiniz... Şimdiden katkınız için teşekkürler... Sevgiler ve saygılar... Ertan Yurderi (kocayurek)