13 Temmuz 2022 Çarşamba
Millet gider Mersin'e, biz gideriz tersine ...
13 Haziran 2022 Pazartesi
Yaratıcılığın Gücü: Hayallerin Son Kullanma Tarihi Yoktur
Hayal gücü, insanın en güçlü araçlarından biridir. Düşlerimizi hayal etmekle başlarız, onları hedefler haline getirir ve sonunda gerçeklikle buluştururuz. İşte bu süreçte yaratıcılığın ve azmin önemi ortaya çıkar. Bu yazıda, yaratıcı düşünce ve hayallerin gücü üzerine bir yolculuğa çıkacağız.
Yaratıcı Düşünce ve Hayal Gücü: Yaratıcı düşünce, hayal gücümüzü besleyen ve ilham veren bir süreçtir. İnsanlar, dilediklerini düşleyebilir, bu düşlerini hedeflere dönüştürebilir ve sonunda gerçeğe dönüştürebilir. Hayal gücü, yeni fikirlerin ortaya çıkmasını, yenilikçi çözümlerin bulunmasını ve sınırları aşmayı sağlar.
Hayallerin Gücü: Hayallerin bir son kullanma tarihi yoktur. Her hayal, bir potansiyel taşır ve gerçekleşme şansına sahiptir. Hayallerimiz bizi motive eder, umutla doldurur ve hedeflerimize ulaşma yolunda bizi yönlendirir. Minik arabamızın, yıllar içinde üstü açık son model bir spor arabaya dönüşmesi gibi, hayallerimiz de zamanla büyür ve gerçeğe dönüşebilir.
Asla Vazgeçmemek: Hayallerimize ulaşırken zorluklarla karşılaşabiliriz. Ancak asla vazgeçmemeliyiz. Derin bir nefes alarak, yeniden denemek ve hedeflerimize yönelmek önemlidir. Mantığımız bizi A noktasından B noktasına götürebilir, ancak hayallerimiz bizi her yere götürebilir. Cesaretimizi koruyarak, engelleri aşmaya ve hayallerimizi gerçeğe dönüştürmeye devam etmeliyiz.
Yaratıcılığın Sınırları: Yaratıcılığın sınırları yoktur. Her an yeni bir düşünce, yeni bir fikir ortaya çıkabilir. Hayallerimizi gerçekleştirmek için yaratıcılığımızı kullanmalıyız. Farklı bakış açılarıyla düşünmek, risk almak ve yenilikçi çözümler üretmek, hayallerimizin gerçeğe dönüşmesi için önemli adımlardır.
Hayallerin gücüne inanmak, yaratıcılığın ve azmin önemini kavramak, gerçek bir başarıya ulaşmanın anahtarıdır. Her ne kadar mantık sizi belirli hedeflere götürebilse de, hayalleriniz sizi sınırların ötesine taşır. İşte bu yüzden hayallerinize asla veda etmeyin. Onlar, sizi cesaretlendirir, ilham verir ve yeni ufuklara yönlendirir.
Hayallerimizin son kullanma tarihi yoktur çünkü insan sürekli olarak yeni hayaller kurar, yeni hedefler belirler. Çocukluğumuzdaki minik arabamızın üstü açık son model bir spor arabaya dönüşmesi gibi, hayallerimiz de zamanla büyür ve gelişir. Önemli olan, hayallerimizi gerçekleştirmek için adımlar atmaktır.
Bazen yolda zorluklarla karşılaşabiliriz, başarısızlıkla yüzleşebiliriz. Ancak, vazgeçmek yerine derin bir nefes alıp tekrar denemek önemlidir. Hayal gücünüz ve azminiz sizi ileriye taşır. Engellerle karşılaştığınızda, yeni çözümler bulmak için yaratıcılığınızı kullanın. İnanın ki hayallerinizin gerçekleşmesine her zaman bir yol vardır.
Sonuç olarak, hayalleriniz sizi nereye götürmek istiyorsa, onları gerçekleştirmek için çaba sarf etmekten vazgeçmeyin. Yaratıcı düşünce ve azimle, hayallerinizin peşinden gidin ve sınırları aşın. Hayallerinizin gücünü kullanarak, kendinizi keşfedin, yeni hedefler belirleyin ve gerçek potansiyelinizi ortaya çıkarın. Hayal gücünüz ve arzunuzla birlikte, başarıya giden yolda ilerlemeye devam edin.
Hey sen küçük çocuk, umarım bir gün bir yerlerde bu fotoğrafa ve yazıya denk gelirsin... Senin düşlerin, benim de düşlerim oldu. Umarım bir gün sen bu düşlerini gerçekleştirmiş olursun...
15 Mayıs 2022 Pazar
Her sene hep aynı terane.
Her sene hep aynı terane. O ne ya? Sosyal medya küfür arenası olmuş, birilerine küfür eden edene...
Sen çocuklarına sırf kutsal kitabın Kur'an'da yazıyor diye İsrailoğullarına gelen tüm peygamberlerin isimlerini koy, sonra İsraillilere kız, isyan et... Seninkinden önce gelmiş dinleri ve peygamberleri inkâr et, hem de üstelik küfür et "Amentü"nü unutarak.
Yahu sen değil misin doğan oğullarına Musa, Yusuf, Harun, Yakup, İbrahim, Zekeriya, Yahya, Üzeyir, İsmail, İshak, İsa, Davud, Ceyhun, Süleyman, İlyas, Bünyamin, Kenan ve şu anda hatırlayamadığım bir sürü adları koyan?..
Şimdi niye kızıyorsun ki ey Müslüman geçinen güruh? Kızma birader başka dinlere, onlara gelen kitaplara... Senin kitabının içinde de bunlar yazıyor, aç-oku-ögren içinde yazanları. Hâdis Müslümanlığından uzaklaş.
Sen Arap isimlerini çocuklarına koyan grup sen de Araplara kızma... Niye kızıyorsun ki? Neden küfür ediyorsun ki durup dururken Arap soyuna?
Hepiniz şahane özbeöz Türk isimlerini bıraktınız, Arapların ve İsrailoğullarının isimlerini çocuklarınıza isteyerek ve bilerek kendiniz koydunuz yahu... Yoksa bu isimleri koyarken bunların Musevi ve Arap isimleri olduğunu bilmiyormuydunuz?
Hayırlı uğurlu olsun isimleriniz... Güle güle kullanın şimdi... Ancak unutmayın ki küfür ettiğinizde, dinlere ve onu getiren peygamberlere de küfür ettiğinizin farkına varın, daha fazla günah işlemeyin yeter!..
4 Şubat 2022 Cuma
Cumhuriyet'in kaçıncı yılında doğdunuz!..
13 Kasım 2021 Cumartesi
Her kuşun eti yenmez!..
- Buyrun kime bakmıştınız dedim haliylen.
- Ben "Bıçkın Bilo" diye söze girdi...
Almanya'dan komşuya misafirliğe gelmişmiş. Orada boksörlük yapıyormuş. Bizim Makbule'yi balkonda güneşlenirken görmüşmüş, ona fena kafayı takmışmış.. Ona talip olup "Allah'ın emriyle" istemeye gelmişmiş...
"Tanrı misafiri" deyip bir kahve içimi süreyle içeriye buyur ettik...
Koca bir endamla içeriye girdi. Gitti koltuğa çömdü. O sırada Makbule ortalarda yok... Ara ara ara, Makbule gitmiş gardrobun içine saklanmış...
- Kızım dedim bak görücü geldi. Çık bir hoşgeldin de.
Nafile. Makbule'yi değil odadan, gardroptan çıkarmak namümkün...
- İstemem de istemem... Ben evlenmem. Sizinle bir ömür boyu hayat süreceğim diye tutturdu tutturacağı kadar...
Eh ben de kızımın gönlünü kırar mıyım hiç... İçeriye geldim. "Bıçkın Bilo"ya ortada bir yanlış anlama olduğunu, ona verilecek kızımın olmadığını kibar bir dille söyledim. Hay söylemez olaydım...
Herifçioğlu boksördü ya hani... Çömdüğü yerden ne zaman havalandı ben anlayamadan, üzerime bir çullanış çullandı ki, ben avaz avaz bağırırken içerde öğlen uykusuna yatmış olan Makbule'nin ağabeyi Fırıldak ortaya çıkmaz mı?
Evin altı üstüne geldi haliylen... Kedi tüyünden ortalık toz duman. Neyse ki iyi bir karate eğitimi almış olan Fırıldak, Bıçkın Bilo'nun hakkından bir anda geliverdi... Herifçioğlunu zor attık evden...
Neyse siz siz olun... Öyle her görücüye kapıyı açmayın... Ne demiş büyüklerimiz "her kuşun" eti yenmez... Makbule'yi bu herife kaptıracak değildik yani.
Neyse etçi Nusret'ten gelen altın kaplamalı et de bizimkilere kaldı. Onlar da afiyetle onu yediler...
8 Eylül 2021 Çarşamba





