Nü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Nisan 2012 Çarşamba
Doktor bıçaklayan nevrotik kişilikler ...
"Nü" eserleri bıçaklayan, turistleri elleyen nevrotikler sonunda doktorları da hedef aldılar...
Yıllar önce "Nü'yü bıçaklayan, turistleri elleyen nevrotik"ler başlıklı blog yazımda, "ülkemiz abukluklar ve nevrotik çoğunluklar ülkesi" oldu demiştim...
O günlerde bir yılbaşı akşamı Taksim'in orta yerinde "düşlerinde yaratıp içinde yaşattığı nü"yü turisti elleyerek tatmin etmeye çalışan zihniyet, kısa bir süre sonra Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nün "Yeni Yıl Karma Sergisi"nde bulunan 5 "NÜ" eserini de bıçaklamıştı ...
Elbette bu bıçaklı saldırılar o zamanlar ne ilk ne de son olaylardı...
Yıllardır gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde "bıçaklama" haberlerini sürekli izler dururuz. İnsanlar, birbirini bıçaklamak için o kadar çok sebep bulurlar ki ...
Herhangi bir konuda kin ve nefret tohumları bir kere ortaya atılmasın... Kitlesel nevrotikleşme suya atılan taş misali yayıldıkça yayılır...
Doktor bıçaklamalarının ve dövmelerinin ardı arkası kesilmediği gibi günden güne artmaya devam ediyor... Her gün bir eskisine yeni bir haber daha ekleniyor...
Sağlıkta uygulanan yanlış politikalar yüzünden "doktor"lar birer hedef haline getirildi... Bu kitlesel nevrotikleşme acilen tedavi edilmediği, doktorlar da eski saygınlıklarına kavuşturulmadığı takdirde, hasta ve hasta yakınları tarafından hem dövülmeye hem de bıçaklanmaya devam edileceklerdir...
Bu bağlamda görevi başında öldürülen doktorlarımıza Allah'tan rahmet, bıçaklanan ve dövülen doktorlarımıza da acil şifalar diliyorum...
Ertan Yurderi
3 Ocak 2008 Perşembe
Nü'yü bıçaklama, turisti elleme nevrotikliği
Abukluklar ve nevrotik çoğunluklar ülkesi oldu burası...
Taksim'in orta yerinde "düşlerinde yaratıp içinde yaşattığı nü"yü turisti elleyerek tatmin etmeye çalışan bir zihniyet varken, Mersin'de de "dışardaki nü'yü içinde yaşattığı karanlık düşünceyle yok etmeye çalışan" bir zihniyet var.
İşte o karanlık zihniyet Mersin'de yeniden ortaya çıkmış...
Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nün "Yeni Yıl Karma Sergisi"nde bulunan 5 nü eser bıçakla saldırıya uğramış...
Bıçaklı saldırıya uğrayan bu nü tablolarından birinin yanına saldırıyı kınamak amacıyla bir tepki yazısı da eklenmiş ve tablo o yazıyla birlikte sergilenmeye başlanmış... (Haber)
Göğüs bölümünden göbek boşluğuna kadar kesilen çıplak kadın tablosunun yanına Üniversite yönetimi tarafından asılan tepki yazısı aslında çok düşündürücü...
S.Freud'dan alıntıyla yazılan yazıda; "Ortaçağda olsaydım, beni yakarlardı. Şimdi eserlerimi yakıyorlar" sözlerinin yanı sıra, "Bu tablo, sanata ve farklı düşüncelere katlanmayan karanlık zihniyetler tarafından parçalanmıştır" yazısı asılmış...
Ben bir psikiyatr değilim ama; Sigmund Freud'un "Kitle Psikolojisi" adlı kitabında okuduğum kadarıyla bu tür kişiler için psikonevrotik kişilikler tanımını koymakta...
Cinsel yönelimler, genel olarak kitlede eriyip giderken tek kişi için de bireysel etkinliği bir ölçüde kendisinde barındırır, aşırı güçlenmeleri durumunda ilgili yönelimlerin her türlü kitleyi dağıtıp parçaladığı ve etkilediği görülürmüş.
Psikonevrozlar konusunda sürdürülen psikanalitik araştırmalarda, bu hastalardaki belirtilerin bilinçdışına itilmelerine karşın etkinliğini yitirmemiş dolaysız cinsel yönelimlerden kaynaklandığı ortaya konulmaktaymış...
Nevrozun nevrozlu kişiyi asosyal (toplumdışı) bir konuma sokması, onu bildiğimiz kitlelerden çıkarıp alması da sözü edilen bu duruma uygun düşmekteymiş... Durum böyle olunca da bu nevrozun tıpkı tutkunluk gibi kitle üzerinde dağıtıp parçalayıcı bir etki yaptığı da söylenebilirmiş...
Bu tahlillerin ışığında Taksim'de yaşananlar bastırılamayan cinsel dürtülerin dışa vurumunu yansıtırken, Mersin'de yaşanan nü tabloların parçalanması olayını da cinsel içgüdülerden amacına varması engellenmiş içgüdülere geçişin doğru dürüst başarılamadığı durumdan kaynaklandığını varsallayabilir miyiz?
Bu varsallamayla da; kitlesel nevrotikleşme tedavi edilmediği sürece bilinçdışına itilen ve bilinçdışına itilmiş bütün içgüdüler gibi kendilerine dolaysız doyum sağlamayı amaçlayan kişiler arasındaki düşünsel çatışma da her zaman yaşanacaktır diyebilir miyiz?...
Ertan Yurderi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

