Gemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Mart 2010 Salı
"Ah o gemide ben de olsaydım..."
Geçenlerde şöyle evden çıkıp temiz hava alayım dedim...
İyi de etmişim...
İstanbul'da gününüzü değerlendirmek için alternatifler çok elbet...
Ancak deniz yoluyla İstanbul'u gezmek daha iyi geliyor insana...
Böyle düşünürken, kendimi Üsküdar'a geçen küçük bir vapurda buldum...
Bu arada da Karaköy Yolcu Salonu'nun önündeki limana bağlı iki büyük yolcu gemisi de gördüm...
Ne zaman bu tür yolcu gemisi görsem zaten imrenirim... "Ah o gemide ben de olsaydım" derim...
Türkiye'nin neden bu kadar büyük yolcu gemisi yok diye de sorarım kendime...
Var olanları biliyorum, ancak onlar da çok eski... Ve onlarla sadece Türkiye'nin belli limanlarına yolculuk yapabiliyorsunuz... Uzun yolculuklar için böyle bir gemiye acaba ne zaman sahip olacağız merak ediyorum...
Bu arada iyi ki yanıma fotoğraf makinemi almışım... Bastım denklanşöre hem kendim için hem de sizler için bu pozları yakaladım...
Sizlerle de paylaşayım istedim...
Bu arada da içimde yaz tatili için bir şeyler kıpırdanmaya başlamadı değil hani, kıpırdanıyor kıpırdanmasına da...
Biz emeklilerin yaz tatili de işte böyle ya şehir hatları vapurlarıyla bir yakadan bir yakaya geçmekle oluyor, ya da birkaç aylığına yazlığa gitmekle oluyor ancak...
Böyle büyük gemilere bakıp bakıp, yutkunup duruyoruz ne yazık ki... Yemeden içmeden birkaç senelik emekli maaşımızı biriktirsek ancak böylesi bir gemide yolculuk yapabiliriz...
Bir gün elime büyük bir para geçerse ilk yapacağım şey böyle büyük bir gemiyle yolculuğa çıkmak olacak elbet... Gezmek istiyorum dünyanın dört bir yanını...
Ne dersiniz değmez mi böyle bir tatil gemisiyle yolculuğa çıkmak?...
Siz benim yerimde olsaydınız ne yapardınız?..
Ertan Yurderi
21 Mart 2007 Çarşamba
"Gemi de neymiş, uçağın yoksa..."
Uçağın yoksa gemi almışsın ne önemi var? Önemli olan uçak almandı... Hani şöyle en fiyakalısından... 4 jet motorlu olanından... Şöyle içine bindin mi ver elini Amerika ver elini Japonya... Umurunda mı o zaman dünya?
Şimdi gemi aldın da ne olacak? Onunla ne yapacaksın? Bir yerden bir yere ulaşman günler aylar alır... İçindeki fareler de cabası... Hani dikkat et, arada bir de onları besle... Yoksa alimallah bir akşam uyurken, gelip seni en uygunsuz yerinden ısırırlar...
Ama uçak öyle mi... İçine de attın mı bir iki güzel fıstık... En fiyakalısından sana "Uçma"yı da öğretirler. Ehliyet de alırsın, bilmem kaç saatlik, garantili uçuş ehliyetin olur... Hani ne iyi de olur... Gün gelir sana ve ailene lazım olur...
Sen denizde zahmet mi çekmek istiyorsun... Dalgalar gelir, bir gün seni de yakalar... O dümenlere suların nerden geldiğini hiç bilir misin? Yok bilmezsin, nerden bileceksin? Dümen suyunun suyudur onlar... Hani tavşanın suyunun suyu gibi... Milletimin cebindeki üç beş kuruştur... O da deve olmuştur... Birileri onu ham yapıp, dümenlerine su yapmıştır..
Ama ya uçak öyle mi? Arada bir tirbülansa girer çıkarsın, ancak sen onu zevk-ü alem sanırsın... Hop hop hoplatırsın yüreğini, kendini havaların hakimi sanırsın... Ancak havadır bu dikkat etmek lazım, üşütmeyesin... "Her göğe çıkışın, bir de inişi vardır" bilesin...
Bir türkü tutturmuş denizci misali gördüm seni canım... Hani başının üstünde bir gemici koron da var... "Ak Işıklı büyük ışıklı geniş ve sınırsız bir limana dümen suyumuzda sürüklemek denizi" türküsünü tutturmuşlar... Ama bilesin ki, o geminin uğrayacağı çok limanlar var... O limanlarda bekleşen "ak sütten çıkmış" seçmenler var...
Evet evlat neden bu kadar kendini zorluyorsun...
Bence bir menzilden bir menzile giderken en iyisini seç...
Gemiyi bırak, en kısa zamanda uçağa geç...
Ertan Yurderi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




